Buket Uzuner'in; Kumral Ada Mavi Tuna, Gelibolu, Su ve İki Yeşil Su Samuru kitaplarını severek okumuştum. Balık İzlerinin Sesi ise değişik bir kitaptı. İlk başladığımda ilginç geldi, bir grup seçkin insanın biraraya getirilerek bir projeye dahil edilmesi, aralarındaki diyaloglar, farklı farklı konulardan bahsetmeleri ilgimi çekti ama sonra epey bir tuhaflaştı. Gerçek mi değil mi belli olmayan sahneler, seçkin insanların seçkin mi deli mi olup olmadıkları derken ben biraz koptum :) Güzel, vurucu cümleler vardı kitapta. 93 yılında Yunus Nadi roman ödülünü kazanmış bir kitap. Benim sevdiğim bir tarzda değildi ama ilginç de gelmedi değil neyse Buket Uzuner'in bu kitabını okumadım demem en azından :)
"Şimdi şu anda bu satırların iç dökümünde bir kez daha anladım ki
yaşananların bir başkasına aktarılması sırasında yitenler, yaşananların
özüdür ve aktarılanlarsa olayların kupkuru bir iskeletidir ancak...
aktarma biçimi ve yöntemi ne olursa olsun, bir olayı yaşamamış birisine
aktarma arzusu en iyimser üst noktasında bile yalnızca bir fantazya
olarak kalır. bir nanik... kaldı ki aynı olayı birlikte yaşadıklarımızla
bile..."
"Eylemler, tıpkı başlıklar gibidir, dedim. Hiçbir şeyi açıklamazlar!"
Zlata'nın Günlüğü'ne gelirsek, Bosna Savaşı sırasında küçük bir çocuk olan Zlata Filipovic'in yaşadıklarını anlatan bir kitaptı. Zlata'nın kendi günlüğü olduğu için anlatım yalın ve oldukça anlaşılırdı. Günlükten, savaşın küçük bir kızın hayatını ne denli değiştirdiğini, bu sırada çocuğun hep çocuk kaldığını görebiliyoruz. Bitirdikten sonra umarım bir daha hiçbir çocuğun, savaşla ilgili satırlar barındıran bir günlüğü olmaz demek geldi içimden sadece.
"Neden biz kendi kendimize iyiyken, politika bizi sefalete sürüklüyor? Neden bizi ayrıştırmak istiyorlar?"
"Hayat bu değil diyorum içimden, yaşar gibi yapıyoruz."
"Neden benden barışı ve çocukluğumu çaldıklarını kendime soruyorum."
zlata'nın günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zlata'nın günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ocak 2015 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
