Ayşe Kulin'in neredeyse tüm kitaplarını okudum. Hepsinde kendimi olayın içinde gördüm, bazen karakterlerden biri oldum bazense sadece bir izleyici. Ailesinin geçmişinden yola çıkarak yazmış olduğu kitaplar sayesinde ülkemizin gizli tarihi hakkında fikirler edindim. Kısacası lise çağlarımdan beri severek okuduğum bir yazardır kendisi.
Gizli Anların Yolcusu... Birçok kişiden bu kitabın Ayşe Kulin'in tarzı olmayan bir kitap olduğunu duydum, biraz da hayalkırıklığı oluşmuştu okuyanlarda. Bu beni daha çok meraklandırdı.
Gizli Anların Yolcusu, tipik Ayşe Kulin kitapları gibi çok akıcı, bir solukta okuyorsunuz. Ayşe Kulin'in diğer kitaplarında genelde anlatıcılar kadındır, burada anlatıcı bir erkek. Konu ise Ayşe Kulin'in daha önce hiç işlememiş olduğu, daha doğrusu genelde kadın yazarların işlediğini görmediğim bir konu. İlhami belli bir yaşam standardı olan orta yaşlı, evli bir adamdır. Çocuklarından birini trafik kazasında kaybetmelerinden sonra, aile kendisini kolay kolay toparlayamaz, özellikle karısının bu duruma alışması uzun zaman alır. İlhami de bir süre sonra yanlış bir ilişkinin içine düşer. Daha sonra olaylar tahmin edilemeyecek şekilde gelişir.
Kitap aslında güzel, etkileyeci, şaşırtıcı... Ancak bazı noktalarda gerçekten çiğ kalmış. Konuda bazı eksiklikler var ve bazı şeyler aceleye getirilmiş gibi. Ama yine de okumakta fayda var. Ben Ayşe Kulin'in bu kitabını cesur ama yeterince olgunlaşmamış buldum.

