25 Eylül 2012 Salı

TÜRKÜLER BABASIZ KALDI...

Övmek istiyorum aslında onu ama yetersiz kalıyor sözcükler. Güzel bir kalp daha ayrıldı aramızdan, güzel bir insan daha karıştı meleklere... Yolun açık olsun büyük sanatçı, mekanın cennet olsun...



video




23 Eylül 2012 Pazar

NAR

"Hepimiz nar taneleri gibi birbirinden ayrıyız: Hem çok benzeriz, hem de çok farklıyız. Ama açılmamış bir bütün nar gibiyiz aynı zamanda. Bizi bir arada tutan kabuk, birbirimize duyduğumuz inançtır."



Biraz önce izledim ve sıcağı sıcağına yazmak istedim. Uzun zamandır izlemek istiyordum ama bir türlü izleyememiştim. Aslında konusunu da bilmiyordum, çok övüyorlar diye merak etmiştim (psikolojik gerilim olduğu söyleniyordu). Konusunu bilmemem de iyi olmuş, çünkü şimdi bakıyorum internetteki yorumlar insanı yönlendirecek nitelikte, ön yargılı yaklaşabilirdim filme. Öylesine izlemeye başladım ve çok beğendim. Soluksuz izledim diyebilirim. Serra Yılmaz'ı; modern, şehirli kadın rolünden farklı bir rolde görmek ilk etapta şaşırttı beni. Zaten filmde 4 kişi var ve genel olarak herkesi beğenmekle birlikte Kapıcı Mustafa rolünü oynayan Erdem Akakçe'nin yeri bence ayrı.Konusunu söylemek istemiyorum, isteyen netten bulabilir ama benim tavsiyem konusunu araştırmadan izleyin daha çok tat alacaksınız. 

“Dünya böyle işliyor, anlamıyorsun çünkü sen bunları hiç düşünmedin hayatında. çünkü senin dünyan şu kadar, şu kadarcık. O dünyada ben varım, aşk var, sevgi, çiçekler, böcekler, ailen var belki, sevgili annen-baban, solcu emekli öğretmenler, idaelistler, kediler, başka ufak yumuşak mahluklar, sümerce, çivi yazısı, hamurabi, oyuncu olma hayellerin var sonra, iki tane özel kurs, üç tane oyunda yan roller, kahve, güzel şarap, senin dünyan bu, cici kız dünyası”

ÇOCUĞUNUZA SINIR KOYMA



Henüz bir çocuğum yok, ama şimdiden bu tür kitaplar okumak benim için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Çocuğum olmadığı için kitapta yazanları uygulama fırsatım olmadı ama en başından bu şekilde davranarak çocuğun kafasını karıştırmamış olurum ileride:))  Kendi açımdan epey bir aydınlatıcı oldu bu kitap. Kitapta sadece çocuk için değil hayatımızdaki diğer bireylerle de ilişkimizde kullanabileceğimiz tavsiyeler yer alıyor. Şimdilerde arkadaş anne-baba trendi çok yaygın; önceden böyle bir ilişkinin daha sağlıklı olabileceğini düşünürken artık anne babanın gerçekten anne baba gibi davranması gerektiğini ve çocuğa gerekli ölçüde sınır koyması gerektiğini düşünüyorum. Bu hem çocuk için hem de anne baba için daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır bence. Tabii kitap bilgileri ne kadar hayata uygulanabilir onu bilmiyorum ama çocuğunuzla aranızda iletişim sorunu varsa ya da çocuğunuz sizin dediklerinize uymuyorsa bu kitabı okumanızı tavsiye ederim hem de ne derece uygulanabilir olduğunu bana da söylerseniz çok sevinirim. Bu arada çocuklar-bebekler demişken sevgili arkadaşım Zeynep'in, anne adayları için küçük bir çekilişi var. Katılmak isteyenler buradan buyursunlar. 

Sevgilerimle

18 Eylül 2012 Salı

UZUN BİR SÜREDEN SONRA MERHABAAA

Yazamadım çoktandır, aslında sürekli takip ediyorum blog dünyasını ama yazmaya elim gitmedi. Uzun zamandır hayalini kurduğum, uğruna kaç senedir vakit harcadığım şey yine çok yaklaşmışken ellerimden kayıverdi. Yine teselli ediyorum kendimi; demek ki böylesi hayırlıymış, bir daha denerim, belki tekrar bir şans olur, şimdi olmadı ama daha iyisi olacak... Kendimi toparlamaya çalışıyorum. Bu ülkede hak edenin, hak ettiğine kolaylıkla ulaştığı oldu mu ki? Belki de tek şanssızlığım; çalışana, emek verene, uğraşana, kendini bir yerlere (herhangi bir torpil, rüşvet, ana-baba mirası olmadan, çalıp çırpmadan) tırnaklarıyla getirmeye çalışana değer verilmeyen bir ülkede doğmuş olmam. Sonra da düşünüyorum, o kadar çok haksızlık oluyor ki bu ülkede bana gelene kadar... Daha bir kaç gün önce 25 tane askerimiz, hayattan koparıldı; sadece kenarda 30 bin liraları olmadığı için... Başka işler bulsunlar diyenleri dinleyen; aslında öğretmen olan ama polis memuru olmak zorunda kalan şehidimizi... Daha suçlarının ne olduğu bile belli olmayan ama senelerdir ailelerinden, gökyüzünden, en önemlisi özgürlüklerinden koparılanları... Çaresiz susuyorum bunları düşününce, Allah'a şükür sağlığım yerinde, eşim, ailem yanımda, tekrar çalışırım, tekrar denerim ama tekrar deneyemeyecekleri düşününce içime bir sızı oturuyor. Her şehit haberinde tekrar yüreği yanan ana-babayı düşününce gözlerim doluyor. Uzun zamandan beri yazmamıştım, karamsar bir yazıyla dönmek istemezdim ama paylaşmadan edemedim.